Otizm Nedir? Otizm Belirtileri ve Tedavisi

Otizm nedir, otizm yaşamın ilk üç yılı içinde beliren ve yaşam boyu süren; iletişim ve etkileşim kurmada yoksunluk, sözlü iletişimde sorunlar, tekrarlayan davranışlar, tekdüze beden hareketleri, kısıtlı ilgi alanları, çevreye karşı ilgisiz görünme ile karakterize olan karmaşık bir bozukluktur. Otizm ne demek sorusunun yanıtı olarak en ana hatlarıyla bu açıklamayı yapabiliriz.

Otizm nedir kalıbıyla yöneltilen sorunun yanıtı hastalığın ev karakteristik yönlerini ele verir. Otizm erken evrede basit bulguları dikkate alındığında kolaylıkla teşhis edilebilen bir rahatsızlıktır ve özellikle bebeklere uygulanacak bir rehabilitasyon disipliniyle etki alanı oldukça daraltılabilir. Anne adaylarının gebelik sürecinde folik asit kullanması bebekte otizm gelişme riskini büyük ölçüde azaltır.

Günümüzde her 110 çocuktan birinin otizmden etkilendiği saptanmıştır. Bu hem kişinin kendisi hem de ailesi için yaşam konforunda azalma demektir.

Otizm hastalığı nedir sorusunu soran birisi hastalığın gelişimi, seyri ve karakteristiği ile ilgili kapsamlı bilgiye ulaşmak istiyor demektir.

Otizm hastalığında en karakteristik davranışlar nelerdir, otistik bebek ve otistik çocuk kendini nasıl belli eder bir bakalım.

Otizm tanısı konmuş bireylerde hastalıkla ilgili karakteristik belirtiler çok hafif olabildiği gibi şiddetli de olabilmektedir.

  • Başkalarıyla göz teması kurmazlar, yahut çok kısıtlı göz kontağı kurarlar.
  • Etraflarına karşı ilgisizdirler.
  • İsimleriyle seslenildiğinde tepki vermezler.
  • Ya çok hareketli ya da hareketsizdirler.
  • Hem sosyal hem de duygusal açıdan kendilerini dış dünyaya kapatırlar.
  • Öpme, sarılma, dokunma gibi fiziksel temaslardan hoşlanmazlar.
  • İnsanlardan ziyade cansız varlıklara yönelirler.
  • Pek çoğu düzgün cümlelerle iletişim kuramaz, konuşamaz.
  • Ekolalik yönleri vardır yani duydukları sözcükleri papağan misali tekrar ederler.
  • Zamirleri ters kullanırlar.
  • Vurgulamaları, söyledikleriyle pek örtüşmez, kalıp cümleler kullanırlar.
  • Ses tonları mekanik ve konuşma tarzları tekdüzedir.
  • Uygunsuz zamanlarda gülebilirler.
  • Düzen konusunda takıntılı oldukları söylenebilir.
  • Bazı eşya ve nesnelere takıntı derecesinde bağlanırlar.
  • Rutin hala gelmiş şeyler değiştiğinde tepki gösterebilirler.

Otizm hastası bir birey çamaşır makinesinin dönen iç haznesini dakikalarca tepkisiz şekilde izleyebilir.

Stereotipi denilen tekrarlayan davranışlara sahiptirler. El çırpma, nesneleri çevirme, kanat çırpma, zıplama, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme gibi…

  • Oyuncaklarla oynama becerileri gelişmemiştir.
  • Hayali oyunları yoktur.
  • Devamlı aynı oyunları oynarlar.
  • Bazı otizm hastaları son derece inatçıdır.
  • Bazı otizm hastaları koku, ses, ışık ve dokunuşa karşı aşırı duyarlılık gösterir, kimileri de duyarsız olabilir.
  • Tehlikelere karşı duyarsız otizm hastaları da vardır.
  • Yemek yeme bozuklukları vardır.
  • Diğer çocuklarla ve akranlarıyla iletişim kurmakta zorlanırlar.
  • Rutin olan durumlara bağlıdırlar, değişikliklerden hoşlanmazlar.
  • Sebepsiz ve uygunsuz biçimde gülüp ağlarlar.
  • Ya aşırı hareketli ya da hareketsizdirler.
  • Tehlikelere karşı duyarsızdırlar.
  • Ortada herhangi bariz bir sebep olmaksızın üzülebilir, strese girebilirler.

Peki bu hastalık neden gelişir, otizm neden olur derseniz bilinen net bir sebep olmadığını belirtmemiz gerekir. Doğum öncesinde annenin aile içi huzursuzluklar ve gerilimler nedeniyle duygusal karmaşa yaşaması, anne adayının yoğun korku ve panik yaşaması, ruhsal sorunların içinde sıkışıp kalması, çocuğun istenmemesi gibi faktörler doğum öncesi otizmin temellerini atabilir.

Doğum sonrasında ise annenin fazla meşguliyet sebebiyle bebeği ihmal etmesi, çocuğun çok fazla yalnız bırakılması, fazla televizyon izlemesi, otizme aileden gelen yatkınlık gibi sebepler yüzünden de çocukta otizm gelişebilir.

Otizm sonradan gelişiyorsa bunun altında bir şok aramak gerekebilir. Çok küçük yaşlarda ağır bir şok yaşayan çocuklarda bu şokun doğurduğu korkular otizme yol açabilir. Ve bu çocuklar konuşmayı tamamen bırakıp işaret diliyle kendini ifade etmeye başlayabilir.

Otizm nedenleri arasında genetik etkenlerin ilk sırada olduğunu söylemek yanlış olmaz. Doğum kusurları da otizmi tetikleyebilir.

Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarına göre 4 kat daha fazla görülür.

Otizm Çeşitleri

Otizm çeşitleri, otizm doğuştan gelen yahut sonradan gelişen bir rahatsızlıktır. OSB yani otizm spektrum bozukluğu karmaşık bir yapıya sahiptir. Otizm hastalığının yaşamın ilk 3 yılında gelişen ve hayat boyu süren bir özelliği vardır. Karmaşık gelişimsel bir bozukluk olan otizm, tamamen tedavi edilebilen bir rahatsızlık değildir ama kontrol altında tutulabilir. Otizm çeşitlerini inceleyecek olursak neler görebiliriz bir bakalım.

Asperger bozukluğu

Bu kategorideki otistik çocuklara ilkin yanlış teşhis konulabilir. Çocuktaki otizm, obsesif-kompulsif bozukluk veya dikkat eksikliği bozukluğu ile karıştırılabilir. Bu çocuklarda sosyal etkileşim güçsüzdür ve iletişimle alakalı bazı sıkıntılar vardır.

Bu otistik çocuklarda tekrarlayıcı hareketler ve kalıplaşmış davranışlar vardır. Ses tonları monoton ve mekaniktir. Toplum içinde kullanmasalar bile dil becerileri hayli gelişmiştir. Motor gelişime bağlı el-göz ve koordinasyon bozuklukları olabilir. Bir şeye uzun süre konsantre olmaları en ayırt edici özellikleridir. Çoğunlukla üstün zekalıdırlar.

Kanner Sendromu

Otizmin en yaygın türü Kanner sendromu olarak bilinir. Sosyal ilişki ve hayali oyunlar kurma konularındaki bozukluklar ilk 3 yaş içinde ortaya çıkar. Tekdüze davranışları vardır. Başkalarıyla olan ilişkileri sınırlıdır ve içedönüktürler. Her şeyin rutin olmasını isterler. Parlak ışıklardan korkarlar.

Yaygın Gelişimsel Bozukluk

Yaygın gelişim bozukluk, klasik otizmle aynı belirtileri gösteren çocukları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Yaygın gelişimsel bozukluk ile otizm arasındaki fark çok fazla değildir.

Rett Sendromu

Otizme kıyasla daha ender görülen ve az bilinen bir türdür. Kızlarda daha yaygındır. Otizmin bu çeşidi Dr. Rett tarafından tanımlanmıştır. Tekrarlayıcı el hareketleri bu hastalarda hayli yaygındır. İlerleyen türde bir rahatsızlıktır. 1 ila 4 yaşları arasında otizmli çocuklarda beceriler gerilemeye başlar. Bu çocuklar genellikle zihinsel engellidir ve hayatlarında daima bakıma ihtiyaç duyarlar.

Çocukluk Dezintegratif Bozukluğu

Nadir görülen bir otizm çeşididir. Doğumdan itibaren normal şekilde gelişim gösterirler. 2 ila 4 yaş arasında bu durum değişmektedir ve gelişimlerinde gerileme başlar. Diğer çocuklarla iletişim ve etkileşimi kaybetmeye başlarlar ve oyunlara olan ilgilerini kaybederler. İletişim becerilerinde gerileme başlar ve konuşmaları durabilir.

Çok sorulan atipik otizm nedir hususuna da değinelim. Atipik otizm başka türlü adlandırılamayan yaygın gelişimsel bozukluk olarak da adlandırılabilmektedir. Yaygın gelişimsel bozukluk içinde yer alan diğer gruplara ait özellikleri taşımayan çocuklar için kullanılan bir ifadedir.

Otistik bebekler bu rahatsızlıklarını 2. aylarından itibaren göz teması kuramamayla belli ederler. Anne babaların bu konuda son derece duyarlı olması ve bebeğin gelişimini dikkatle inceleyerek, bir tuhaflık sezdiklerinde mutlaka hekime başvurmalıdırlar.

Otizm Tedavisi

Otizm tedavisi, otizm 2-3 yaşlarında başlayan ve ömür boyu süren bir rahatsızlık. Otizmli çocuklar sosyal iletişim ve etkileşim sorunları yaşayan, sınırlı ve tekrarlayan davranışlar sergileyen çocuklar. Beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlık olan otizm, diğer bireylerle iletişim kurmayı engelleyen bir beyin bozukluğu olarak da adlandırılabilir.

Otizm hastalığında beynin farklı bölgeleri bir arada çalışamıyor. Otizm tam anlamıyla tedavi edilemese de erken teşhis ve tedavi ile bu iletişim zorluğu azaltılabiliyor. Otizm hastalığının nedeni tam anlamıyla bilinmiyor. Kimi bilim adamına göre bu hastalık tamamen genetik zemin üzerine oturuyor. Ama hangi genin bu hastalığa sebep olduğu ise tam olarak saptanmış değil.

Bazı bilim adamları da otizm hastalığını tetikleyen sebeplerin bazı ilaçlar yahut çocuğun çevresindeki bazı etkenler olabileceğini belirtiyor.

Erken teşhis ve tedavinin otizm üzerinde oldukça etkili olduğu söylenebilir. Tedavideki asal amaç çocukta sorumlulukların yerine getirilmesini sağlayacak becerileri geliştirebilmek.

Otistik çocuklar iyi planlanmış tedavilere oldukça iyi tepkiler veriyor. Otistik bebekler ve otistik çocuklar için konuşma, meşgale ve fiziksel terapiler, otizm hastalığını yönetme ve kontrol altında tutma konusunda hayli önemli unsurlardır.

Otizm tedavisinde konuşma, meşgale ve fiziksel terapiler otizmi yönetme hususunda son derece önemli unsurlardır ve otistik çocuk tedavisinin aşamalarına dahil edilir. Konuşma terapisi ile otizmli çocuğun daha iyi iletişim kurabilmesi sağlanır.

Otizm Eğitimi

Eğitim, otizmli çocukların iyileşme ve uyum süreçlerinde son derece önemli bir unsurdur. Otizm eğitimi her zaman terapi ve eğitimle uyumlu ve eş zamanlı şekilde yürütülmelidir. Otistik çocukların öğrenme ve kavrama sorunlarının çözümünde eğitimin rolü oldukça büyüktür. Otistik çocuklar için özel olarak hazırlanmış bir progam uygulanmaktadır.

Otizm eğitimi çeşitli aşamalarda verilmektedir. İlk olarak eğitim görecek çocuğun profili çıkarılmalıdır. Bazı otizmli çocuklar diğer akranlarıyla eğitim görebilirken, bazıları birebir eğitim almalıdır.

Ailelerin çocuğun hoşlanacağı etkinlikleri bulması ve çocuğu oraya yönlendirmesi gerekir. Günde 2-3 kez 3 ila 5 dakika sürecek etkinliklerle çocuğa beceri kazandırmak olasıdır. Otizm eğitimi verilen yerlerin çocuğun dikkatini dağıtacak materyallerden arındırılması gerekir. Ortam değiştiğinde otistik çocuklar buna olumsuz tepki verebilirler.

Otistik çocukların eğitimi Milli Eğitim Bakanlığı  ve özel kuruluşlar tarafından sağlanır. Eğitimde öncelik, çocuğun temel becerileri kazanmasıdır. Otistik çocuklar daha sonra kaynaştırma programına dahil edilir ve yaşıtlarıyla iletişim halinde olmaları sağlanır. Otistik çocuklara hangi eğitim programının uygulanacağı bazı testler yapıldıktan sonra belirlenir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir